Venüs Gezegeni

Venüs Gezegeni


Güneş'e en yakın ikinci gezegen olan Venüs'le Güneş arasındaki uzaklık, Güneş'le Merkür arasındaki uzaklığın iki katından daha fazladır. Buna rağmen, Venüs'ün yüzeyi Merkür'ün yüzeyinden daha da sıcaktır. Yılın belirli dönemlerinde, Güneş doğmadan hemen önce, ya da battıktan sonra, çıplak gözle rahatlıkla görülebilir.

Pek çok kimse, ona sabah ya da akşam yıldızı demektedir. Yörüngesinde dolanırken, Dünya'ya en yakın konumuna geldiğinde, Güneş ve Ay'dan sonra gökyüzündeki en parlak cisimdir. Venüs, iç gezegen olduğundan, Dünya'dan teleskopla bakıldığında, Ay gibi evreler gösterir. Kütle, yoğunluk, atmosferin varlığı ve Güneş'e yakınlığı bakımından, Dünya'nın benzeri, hatta ikiz kardeşidir diyebiliriz.

Venus'ün Hareketi

Venüs'ün, kendi ekseni etrafında dönme hareketi, oldukça ilginçtir. Çünkü hareketi, hem çok yavaş, hem de ters yöndedir. 1Venüs günü = 243 Dünya günüdür. Bu süre, Venüs yılından birazcık daha uzundur. Eğer Venüs'te olsaydınız, Güneş'in batıdan doğup, doğudan battığını ve gökyüzünde çok yavaş ilerlediğini görecektiniz. Aynı zamanda Venüs'ün dönme hareketi ve yörünge periyodu sanki aynı tarihe tesadüf ediyormuş gibi, Venüs ve Dünya birbirlerine en yakın olduğu anda, Venüs daima aynı yüzünü göstermektedir.

VENÜS'ÜN ATMOSFERİ

Venüs atmosferinin yüzeydeki basıncı, 90 atmosferdir. Bu basınç, Dünya'da ki bir okyanusun, 1 km derinliğindeki basınçla hemen hemen aynıdır.

Venüs'ün atmosferi, daha çok Karbondioksitten(CO2) oluşmuştur. Burada, birkaç km. kalınlığındaki, çeşitli bulut katmanları, Sülfürik asitten(H2SO4) meydana gelmiştir. Bu bulutlar, gezegenin yüzeyini tamamen görmemizi engellemektedir. Bu yoğun atmosfer, bir sera etkisi oluşturarak, Venüs yüzeyinin sıcaklığını, 127 ºC den 447 ºC ye çıkarmaktadır. Bu ise, kurşunu eritecek sıcaklıktır.

Bulutların tepelerinde güçlü rüzgâr akımları olmasına rağmen, yüzeydeki rüzgârlar saatte birkaç km'den fazla değildir. Bunun nedeni, Dünya'da iklim koşullarını dengede tutan döngülerin Venüs'te bulunmayışıdır. Güneş'e yakın olan bu komşumuzda, atmosferik süreçler hep tek yönlüdür. Dünya, Güneş'e biraz daha yakın olsaydı, Venüs ile aynı kaderi paylaşabilirdi.

VENÜS'ÜN GÖRÜNTÜLENMESİ

1962 yılından bu güne kadar, Venüs'e giderek resimlerini çeken, yüzeyini tarayan, yapısını tahlil eden ve hatta yüzeyine inen 26 robot uzay aracı, gezegen hakkında bize önemli bilgi sağlamıştır. Uzun bir süre, Venüs'ü perdeleyen bulutlar, yüzeyin yeterince gözlemlenmesini engellemiştir. Magellan uzay aracı, bu durumu tamamen değiştirmiştir. 1990-1994 yılları arasında, bulut örtüsünü delip geçen radar sinyalleriyle, gezegenin tüm yüzeyi, yüksek çözünürlükte görüntülemiştir. Elde edilen görüntüler, geçmişe ait muazzam yanardağ patlamalarını ortaya çıkarırken, halen volkanik aktivitelerin de devam ettiğini göstermekteydi.

VENÜS'TE KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ

Venüs'ün jeolojik geçmişinin incelenmesine paralel olarak, ayrıntılı bilgisayar simülasyonlarıyla, gezegen ikliminin son bir milyar yıllık tarihi, yeniden oluşturulmaya çalışılmıştır. Bu çalışmalar sonucunda, araştırmacılar, Venüs'te yoğun volkanik etkinliğin, büyük oranda iklim değişikliklerine yol açtığını görmüşlerdir. Venüs'teki iklim, Dünya'dakine benzese de, başka hiçbir gezegende görülmediği kadar, karmaşık ve değişkendir.

Dünya ve Venüs, jeolojik ve atmosferik süreçlerin dinamik etkileşimleriyle yönetilen iklimlere sahipler. Dünya'dakine benzer kuvvetlerin, Venüs'te böylesine farklı sonuçlara yol açması, şaşırtıcıdır. Bu gezegen üzerinde yürütülen araştırmalar, iklim konusunda, bilim adamlarına, bazı önemli soruları yanıtlamak için yeni olanaklar sağladı. Örneğin, Dünya'nın iklimi çok mu özel? Gezegenimizin ikliminin, kararlığını bozmak için, insanoğlu ne kadarda çok çabalamaktadır.

Günümüzde insanlık, hâkimiyet ve güç hırsıyla, giderek ürettiği atıklarının, Dünya iklimindeki etkileri dolayısıyla, kontrolsüz büyük bir deney yaşamaktadır. Güneş sistemindeki diğer gezegenlerin, iklim -atmosfer olayları ve akıbetleri, insan kaynaklı tahribatın, Dünya iklimini nereye götüreceği konusunda elbette bizleri aydınlatmalıdır.

Dünya atmosferindeki ozon deliği, önemli bir konu haline gelmeden önce, bilim adamları, Venüs'ün üst atmosferinin, gizemli fotokimyasının sırlarını çözmeye çalışmaktaydı. Sonunda vardıkları sonuç şuydu: Klor gazı, Venüs'ün bulutlarının üstündeki serbest oksijen düzeyini azaltmaktadır. Venüs'teki bu sürecin aydınlatılması, Dünya'da da benzer bir sürece ışık tutmuştur. İnsanoğlunun üretim anlayışı ve kazanma hırsıyla ortaya çıkan klor fazlalığı, stratosferdeki ozon tabakasını yok etmektedir.

VENÜS'ÜN YÜZEYİ VE KRATERLER

Venüs'te, muhtemelen sınırlı bir bilginin ötesinde, levha tektoniği konusunda bir kanıt yoktur. Gezegenin, en azından yakın geçmişinde, geniş bazaltik lav ovalarının püskürmesiyle ve daha sonra da bunların üzerinde yanardağların oluşmasıyla, ısı transferi gerçekleşmiş görünüyor.

Magellan aracının yaptığı araştırmanın en çarpıcı bulgularından birisi, gezegende çarpma kraterlerinin az olmasıdır. Çapı bir kilometreye kadar olan ve gezegene çarpması halinde, 15 kilometre genişliğinde kraterler açabilecek meteoridler, Venüs'ün atmosferini delip geçememektedir. Ama işin ilginç yanı, daha büyük çaplı kraterlerin de son derece az olmasıdır. İç Güneş Sistemindeki asteroid ve kuyruklu yıldızların gözlenen bolluğu ve Ay yüzeyindeki kraterlerin sayısı, Venüs'e çarpacak göktaşları konusunda bir fikir vermektedir. Bu ise her bir milyon yıl için 1,2 krater olarak düşünülmektedir. Magellan ise, gezegen düzeyine rasgele dağılmış, yalnızca 963 krater sayabilmiştir. Bunun anlamı ise gezegenin ilk 3,7 milyar yıllık tarihine ait kraterlerin, bir biçimde örtülmüş olmasıdır.

Krater azlığı, Dünya için de geçerli bir olgudur. Kendi gezegenimizde, eski kraterler rüzgâr ve su tarafından aşındırılmaktadır. Venüs'ün yüzeyi, suyu bulunduracak sıcaklığın kat kat üzerindedir. Gezegenin yüzeyindeki rüzgâr hızı da oldukça düşüktür. Erozyon da olmadığından, kraterleri aşındıracak ve sonunda tümüyle silecek süreçlerden, sadece volkanik ve tektonik etkinlikler kalmaktadır. Venüs'teki kraterlerin büyük çoğunluğu, taze görünmektedir. Venüs'te daha çok keskin olmayan, inişli çıkışlı yüzeyler ve aynı zamanda çeşitli geniş çukurlar vardır.

Venera 8 uzay aracı, gama ışını tayfıyla, Venüs kayalarında doğal radyoaktivite ölçümü yaptı. Ve uranyum, toryum ve potasyum oranının, Dünya kabuğundaki volkanik kayalardakiyle aynı oranda olduğu görüldü. Vega 2 den atılan modül Aphrodite bölgesinde, Dünya'da ender bulunan kaya parçaları bulmuştur. Bu tür parçalar, Ay ve Mars'ın daha yaşlı bölgelerinde bulunmaktadır. Bunların yaşları, 3,8 ile 4,6 milyar yıl arasında belirlenmiştir.

Venüs'ün yavaş dönmesinden dolayı, Güneş rüzgârlarını engelleyen, güçlü bir manyetik alanı, muhtemelen yoktur. ÇİKOLATA KABUK VE JEOLOJİK YAPI

Venüs'ün yüzeyini biçimlendiren önemli bir unsur volkanik etkinliktir. Buna karşın, bazı garip jeolojik oluşumlar, Venüs'ün ikliminin, köklü bir biçimde değiştiğine işaret etmektedir. Bunların başında, su tarafından oyulmuş izlenimi veren bazı çizgiler gelmektedir. Bunlar, 7000 kilometreyi bulan uzunluklarıyla, Dünya'da kıvrılıp giden ırmakları ve sel ovalarını hatırlatmaktadır. Bu çizgilerin çoğu, ırmak deltasını andıran boşalma kanallarıyla noktalanmaktadır.

Ne var ki çevrenin olağanüstü kuruluğu, bu yarıkların su tarafından kazılmış olmasını olanaksız kılmaktadır. Muhtemelen bu işin sorumlusu, kalsiyum karbonat, kalsiyum sülfat, ya da başka bazı tuzlardır. Gerçekten de eski Sovyetler Birliği'nin Venüs yüzeyine indirdiği Venera uzay araçları, yüzey kayalarının %7-10 oranında kalsiyum minerallerinden (kuşkusuz karbonat biçiminde) ve % 1-5 oranında da sülfatlardan oluştuğunu belirlediler. Bu tuzlarla yüklü lavlarsa, ancak Venüs'ün bugünkü yüzey sıcaklığının yüzlerce derece üzerindeki sıcaklıklarda erimektedir.

Venüs yüzeyinin yüzlerce metreyle birkaç kilometre arasındaki derinliklerinde, Dünya'daki yeraltı su gölleri gibi, erimiş Karbonatit (tuzlu) mağmanın muazzam rezervler halinde bulunduğu, bilim adamlarınca öne sürülmektedir.

Venüs'teki platolar, litosferin, yani gezegenin kabuk ve mantosunun üst kesimlerinden oluşan sert dış iskeletinin bir uzantısıdır. Araştırmacılar, bu süreci, üzeri çikolata kaplı bir karamelanın çekilip uzatılmasına benzetmektedirler. İçerideki yumuşak kütle esnedikçe, üzerindeki ince ve kırılgan kabuk buruşmaktadır. Bugün ise litosferin kırılgan dış kısmı, buruşmaya elvermeyecek ölçüde kalınlaşmış durumdadır.

Garip oluşumlardan sonuncusu ise tüm gezegeni kaplayan çatlak ve buruşukluklardır. Bu oluşumlardan en azından bazıları, özellikle de buruşuk sırtlar diye adlandırılan oluşumlar, muhtemelen küresel çapta bir iklim değişiklikleriyle ilişkilidir.

Yüzey sıcaklığında, 100°C düzeyinde bir oynamanın, litosferde yaratacağı basıncın 1000 bar olacağı araştırmacılar tarafından hesaplanmıştır. Bu basınç Dünya'da sıradağların oluşmasını sağlayan basınca eşdeğerdir ve bu basınç, Venüs'ün yüzeyini deforme etmek için yeterlidir.

VENÜS'ÜN 'SERA GAZLARI' VE ISINMA

Venüs'ün alışılmadık yapısı ve yaşama düşman koşulları, atmosferinin yapısıyla da yakından ilgili görünmektedir. Su buharı, çok küçük ölçeklerde bulunsa da, Karbondioksitin zapt edemediği dalga boylarında, morötesi ışınımı soğurmaktadır. Kükürtdioksit (SO2) ve öteki kükürt gazlarıysa, aynı ışınımın daha başka dalga boylarını yakalamaktadır. Tüm bu sera gazlarının, bir arada etkileleri, Venüs atmosferini, Güneş ışınlarına geçirgen, ama geri dönen ısı ışınımına kapalı hale getirmektedirler.

Sonuçta yüzey sıcaklığı, atmosfer olmaksızın alacağı değerin, üç katına yükselmektedir. Gerçekte sera etkisinin, yüzey sıcaklığında yol açtığı artış, yalnızca % 15 dolayında olmalıdır. Şayet Yanardağ lavları, Venüs'ün yüzeyini 800 milyon yıl önce yeniden kapladılarsa, kısa bir süre içinde atmosfere çok yoğun ölçeklerde sera gazları atmış olmaları gerekir. Bu yoğun volkanik dönemde, gezegen yüzeyi, 1-10 kilometre yüksekliğinde bir lav tabakası ile örtülmüş olmalıdır.

Bu durumda, atmosferdeki Karbondioksit miktarında fazla bir oynama gerçekleşmiş olamaz. Çünkü zaten bu gaz, atmosfer de çok yoğun miktarlarda bulunmaktaydı. Ancak atmosferdeki su buharı 10; Kükürtdioksit de 100 kat artmış olmalıdır. Su buharı ve Kükürt, büyük miktarlara erişince, sera etkisini güçlendirmekle kalmaz, aynı zamanda bulutları da kalınlaştırmaktadır. Bulutlar ise Güneş ışınlarını, uzaya geri yansıtıp gezegenin soğumasını sağlamaktadırlar. İşte bu zıt etkileşimlerden dolayı, su buharı ve Kükürtdioksitin iklim üzerindeki net etkisini saptamak güçtür. Isınma ve soğuma arasındaki savaşı önce bulutlar kazanmış ve Venüs'ün yüzey sıcaklığı, 100°C kadar düşmüştür. Ama daha sonra bulutlar yavaş yavaş yok olmuştur.

VENÜS'TE SU BUHARI AZALMASI VE MORÖTESİ IŞINIM

Atmosferin üst katmanlarındaki su buharı, incelip seyrelmiş, daha sonra da Güneş'ten gelen morötesi ışınım(UV) nedeniyle, molekülleri parçalanmıştır. Hidrojen, yavaş yavaş uzaya dağılmaya başlamış ve tüm hidrojenin yarısı, 200 milyon yıl içinde kaybolmuştur. Bu arada, Kükürtdioksit de karbonat kayalarıyla etkileşmiştir. Venüs atmosferindeki Kükürtdioksitin, yüzeydeki karbonat tarafından soğurulması süreci, suyun uzaya kaçması sürecinden çok daha hızlı gerçekleşmiştir.

Böylece bulutlar inceldikçe, daha çok Güneş enerjisi alan yüzey ısınmaya başlamıştır. 200 milyon yıl kadar sonra, yüzey sıcaklığı, bulutları alttan buharlaştıracak düzeylere yükselmiştir.

Bu zincirleme bir etkiye yol açmış, bulutlar aşınıp eridikçe, daha az Güneş ışığı, atmosfere geri yansıdığından, yüzey daha da ısınmıştır. Yüzey sıcaklığı arttıkça da bulutların buharlaşması daha da hızlanmıştır. Sonunda, görkemli bulut katmanları hızla dağılmıştır. Venüs semasında, 400 milyon yıllık bir süreçde görülenler, çoğunlukla su buharından oluşmuş, ince ve yüksek bulut parçalarından ibarettir. Ama atmosferdeki su buharı düzeyi oldukça yüksek olduğundan ve ince bulutların da Güneş enerjisini geri yansıtmayıp, sera etkisine katkıda bulunmaları sebebiyle, yüzey sıcaklığını, bugün olduğundan 100°C daha artırmıştır.

Venüs'te hâlâ yanardağların etkin durumda bulunmaları muhtemeldir. Bu ise Venüs'te değişen oranlarda Kükürtdioksit gözlemlenmesiyle de örtüşen bir bulgudur.

Venüs'ün bulutları üzerindeki Kükürtdioksit miktarının, gezegene yapılan Pioneer seferlerinin 1978-1983 arasındaki ilk beş yılı süresince, 10 kat azaldığı açıklanmıştır. Kükürtdioksit gazı ve bununla birlikte görülen sis parçacıklarının bolluğundaki dalgalanmalar, gezegen yüzeyindeki aktif yanardağlara bağlanmıştır

DÜNYA'DAKİ VOLKANİK ETKİNLİK VE SONUÇLARI

Dünya'da da oldukça hareketli bir volkanik etkinlik bulunmaktadır. Ancak bitkiler ve bol miktarda su tarafından sağlanan zengin oksijenli atmosfer, yanardağlardan çıkan kükürt gazlarını, kısa sürede yok edebilmektedir.

Su bulutları, gezegenin ısı dengesinin korunmasında çok önemli bir rol oynamaktadır. Bu bulutları besleyecek su buharının miktarı, okyanuslarındaki buharlaşma düzeyine bağlıdır. Buharlaşma düzeyi de yüzey sıcaklığıyla değişmektedir. Dünya'da sera etkisinde çok az bir artış olduğunu varsayalım. Bu, atmosfere daha yoğun buhar taşınması ve daha yoğun bir bulut örtüsü anlamına gelmektedir. Bulutların artan yansıtma gücü, Dünya'ya ulaşan Güneş enerjisini azaltacak, bu da yüzey sıcaklığının düşmesine neden olacaktır. Yani bu mekanizma, bir termostat işlevi görerek, gezegenin yüzey sıcaklığını, birkaç günden, birkaç yıla kadar değişen kısa aralıklarda, ılıman düzeyle- re düşürecektir.

DÜNYA'DA 'KARBON SİLİKAT DÖNGÜSÜ'

Karbon-silikat döngüsü de, daha uzun sürelerde etki etmekle birlikte, atmosferdeki Karbondioksit miktarını sabit tutacak benzer bir işlev görmektedir. Levha tektoniğinin ağır işleyen süreciyle yönlendirilen bu mekanizma, yarım milyon yıl gibi uzun sürelerde döngüsünü tamamlamaktadır. İşte hayat ve suyla iç içe geçmiş bu döngüler sayesindedir ki, Dünya iklimi, kardeş gezegeninin başına gelenlerden korunmuştur.

Bununla birlikte, insan kaynaklı etkiler de orta vadeli süreçlerde ters bir işlev görmektedir. Karbondioksitin, Dünya iklimini düzenleyen döngüleri alt edecek kritik bir yoğunluk düzeyinin olup olmadığı bilinmemektedir. Ancak kuşku yok ki: Dünya türü gezegenlerin iklimleri, küresel boyutlu süreçlerin karşılıklı etkileşimiyle ani değişikliklere uğrayabilmektedir. Venüs'ün yakından incelenmesi, iklim değişiminin genel ilkelerinin belirlenebilmesi için gereklidir. Bu, aynı zamanda, kendi gezegenimizdeki dengelerin de ne kadar hassas olduğunu anlamamıza yardımcı olacaktır.

DÜNYA VE VENÜS'ÜN BENZERLİKLERİ-FARKLILIKLARI

Dünya ve Venüs'ün iklimlerindeki olağanüstü farklılık, bu iki gezegendeki suyun tarihçesi ile yakından ilgilidir. Bugün Dünya'nın atmosferi ve okyanuslarında bulunan su, Venüs'ün atmosferindekinden 100 000 kat daha fazladır. Sıvı su, Karbondioksitin, gezegen yüzeyindeki kayalarla etkileşiminde başlıca aracıdır. Su sayesinde, havadaki Karbondioksit, mineraller oluşturmaktadır. Suyun yaptığı işler, gezegen yüzeyiyle de sınırlı değildir.

Dünya'nın kabuğu altındaki mantoya sızan suyun, astenosfer denen ve litosfer levhalarının üzerinde kaydığı, akışkanlığı düşük katmanın oluşmasını sağladığı zannedilmektedir. Karbonlu minerallerin (Karbonat) oluşması ve daha sonra bunların tektonik levhaların üzerine çökelmesi, Dünya atmosferindeki Karbondioksitin, Venüs'teki düzeylere yükselmesini önlemektedir.

Tüm bu farklılıklara rağmen, gezegen oluşum modelleri, başlangıçta Dünya ve Venüs'ün, aynı miktarda suyla donatılmış olması gerektiğini göstermektedir. Çünkü her ikisine de su, 'dış güneş sistemin'den gelen 'buzlu gök cisimleri'nin çarpması sonucu taşınmıştır. Hatta başlangıçta Venüs'ün daha çok su topladığı yolunda, işaretler vardır.

1978 yılında Venüs çevresinde yörüngeye oturan Pioneer uzay aracı, gezegenin bulutları üzerindeki suda, döteryumun (ağır hidrojenin), bildiğimiz hidrojene oranını ölçtü. Aynı kimyasal yapıya sahip olan hidrojen ve döteryum, su moleküllerinde bağlı durumda bulunmaktadır. Bu oran, Dünya'dakinin 150 katıydı. Bunun akla en yakın açıklamasıysa, Venüs'ün bir zamanlar, Dünya'ya göre çok daha fazla su tutmuş, ama sonra suyunu yitirmiş olmasıdır.

VENÜS'TE MORÖTESİ IŞINLAR(UV) VE 'AZGIN SERA ETKİSİ'

Su buharı, atmosferin üst kesimlerine tırmandığında, Güneş'ten gelen morötesi ışınım(UV), molekülleri parçalayarak, oksijen ve hidrojen ya da döteryum atomlarını ayrıştırır. Daha hafif olan hidrojen, kolaylıkla uzaya kaçabildiğinden, Venüs atmosferinde döteryumun oranı artmıştır. Peki, bu süreç neden Dünya'da değil de Venüs'te ortaya çıkmıştır?

Herhangi bir gezegen üzerine düşen Güneş enerjisi, yeterince güçlü olması halinde, yüzeydeki suyu hızla buharlaştırmaktadır. Artan su buharıysa, atmosferi daha da ısıtmakta ve dizginleri koparmış bir sera etkisine sebep olmaktadır. Bu süreçte, gezegendeki suyun büyük bölümü, üst atmosfere taşınmakta ve sonunda su moleküllerinin ayrışmasıyla yitirilmektedir.

Araştırmacılar, kontrolden çıkmış bir sera etkisi için gereken kritik Güneş enerjisinin, günümüzde Dünya üzerine düşmekte olan enerjiden, % 40 daha fazla olması gerektiğini hesaplamışlardır. Komşu gezegenin ortaya çıkmasından kısa bir süre sonraya kadar, Güneş'in ışığının bugünkünden % 30 daha soluk olduğu tahmin edilmektedir. Bu nedenle, Venüs'ün yörüngesine isabet etmesi gereken ışınım miktarı, yukarıdaki kritik Güneş enerjisinyle hemen hemen aynıdır.

Bu durumda Venüs'ün, varlığının ilk 30 milyon yıl içinde Dünya'da bir okyanusu dolduracak kadar suyu yitirmiş olması muhtemeldir. Ancak Venüs, başlangıçta da bugünkü kadar kalın bir Karbondioksit atmosfere sahip olsaydı, suyunun büyük bölümünü korumuş olması gerekirdi. Suyun ne kadarının yitirildiği, atmosfer içinde ayrışacak kadar yükseğe çıkabilmesine bağlıdır. Kalın bir atmosferde su buharı, fazla yükselemez. Üstelik bu süreç içinde oluşan bulutların, Güneş ışınını uzaya geri yansıtarak, dizginlenemez sera etkisini sona erdirmeleri gerekmektedir.

VENÜS'TE SICAK OKYANUSLAR

O halde muhtemelen; Venüs'te sıcak okyanusların ve nemli bir stratosfer tabakasının bulunmuş olması gerekmektedir. Denizler, Karbondioksit gazını eriterek ve Karbonat oluşumuna aracılık ederek, atmosferdeki karbondioksit düzeyini düşük tutmuşlardır.

Kısacası, Venüs de, bugün Dünya'da gördüğümüze benzer iklim düzenleyici mekanizmalara sahip olmuştur. Ama Venüs atmosferinin daha düşük olan yoğunluğu, suyun yükseklere kaçmasını önleyememiştir. Sonuç olarak, 600 milyon yılda bir Dünya okyanusu kadar su yitirilmiştir.

Venüs Gezegeni Yorumları

şifre Kırmızı sayı

17 Yorum Yapılmış "Venüs Gezegeni"
Nasıl oluştu ????? Nelerden oluştu ??? Eskiden yaşanıyor muydu ???
Gamze . 07.05.2017
CEVAP YAZ
çok beğendim ödevime çok yardımcı oldu
Tuğba . 25.05.2015
CEVAP YAZ
venüsün içinde ne vardırvenüs nasıl oluşmuşdur
Miraz Yaldırak . 06.05.2015
CEVAP YAZ
bu ne ya çok uzun ve iğrenç berbat saçma sapan şeyler bunun yüzünden notum 1
Yaren Sağır . 28.04.2014
CEVAP YAZ
çok iyi beyendim ama işime yaramaz
Tarık . 04.04.2014
CEVAP YAZ
çok uzun nasıl yazacağım ben şimdi bunu
Eda . 03.04.2014
CEVAP YAZ
bunu yazasaya kadar ya elim kopar ya da bilgisayar sıcaklıktan patlar sence hangisi.
Batuhan . 20.03.2014
CEVAP YAZ
ben hesini okuyamadın am çak güzeldi
Şakir . 16.03.2014
CEVAP YAZ
GÜZEL AMA ÇOK AZ RESİM VAR
Kerim . 09.03.2014
CEVAP YAZ
çok güzel ödevlerimi bunun sayesinde yaptım
Emre . 12.02.2014
CEVAP YAZ
çocuk olduğum için hepsini okuyamadım ama yinede güzeldi
Zeynep . 14.09.2013
CEVAP YAZ
Venüs kendi etrafındaki turunu 243 yılda tamamlıyor.Güneş etrafındaki turunu da aşağı yukarı bu sürede tamamlıyor.O halde venüste bir gün veya bir gece ne kadar sürüyor.
Necdet . 20.06.2013
CEVAP YAZ
Benim en sevdigim konular bunlar , herseyi cok bilmek isterdim gercekten ama bu teklonoji cok düsük böyle seyleri ögrenmek icin.. okadar cok seyler varki..
Talha . 13.06.2013
CEVAP YAZ
Biraz uzun olsada güzel .d
Kadir . 28.05.2013
CEVAP YAZ
BENCE GAYET GÜZELDİ ÖDEVİMDEN YÜKSEK PUAN ALIRIM İNŞALLAH
Beyza Nur . 04.04.2013
CEVAP YAZ
bence çokmanyıklı şeyler yazıyordu ama yeni okuma ögrenen ve bunu çok merakeden çocuklariçin zor
Belinay . 06.03.2013
CEVAP YAZ
çok beğendim herkesin yararlanmasını tavsiye ederim herkes bundan yararlansın tamam mı
Yaren . 12.02.2013
CEVAP YAZ
Yıldız İsimleri
Yıldız İsimleri
Yıldız isimleri, ilk olarak M.Ö. 800'lü yıllarda Babil'de çeşitli yıldızların gözlenmesi sonucu keşfedilerek ortaya çıkmıştır. Güneş, Ay ve 8 gezegenden oluşan astroloji dizilimindeki burçları aynı zamanda keşfedilen bu yıldızların da etkilediği düşü...
Gök Cisimleri
Gök Cisimleri
Gök cisimleri, Uzay boşluğunu kaplayan cisimlere gök cisimleri denir, bulutsu ve dev galaksiler, yıldızlar, küçük meteorlar, kuyruklu yıldızlar ve takım yıldızları her biri gök cismidir. Uzayda çıplak gözle gözlemleyebildiğimiz Ay ve Güneş gibi daha ...
Yıldız Kayması
Yıldız Kayması
Yıldız kayması, tarih boyunca adeta mucize olarak görülmüş bir olaydır. Bu gök olayı insanlar tarafından bir yıldızın gökyüzünden kayması ve dünyaya düşmesi olarak tanımlanmıştır. Normalde astroloji içinde yıldız kayması olarak bilinen bir durum yokt...
Neptün Gezegeni
Neptün Gezegeni
Neptün Gezegeni; Güneş Sistemi'nin sekizinci gezegenidir. Plüton'un gezegen statüsünden çıkarılıp cüce gezegen olarak kabul edilmesinden sonra Güneş Sisteminin en uzak gezegeni olma unvanını geri kazanmıştır. Adını deniz tanrısı Naptunus'tan almıştır...
Kutup Yıldızı
Kutup Yıldızı
Kutup yıldızı, çok eski çağlardan itibaren insanların yön bulmada kullandığı ve küçükayı takımyıldızı içinde yer alan diğerlerinden en parlak yıldızdır. Aynı zamanda Kuzey Yıldızı, Demirkazık ve Şimal Yıldızı gibi isimlerle anılan bir yıldızdır. Göky...
Çoban Yıldızı
Çoban Yıldızı
Halk arasında Çoban Yıldızı olarak bilinen Venüs gezegeni dünyaya en yakın gezegen olarak bilinir. İsmini eski Yunan Güzellik tanrıçası Afrodit'den almıştır. Güneşin etrafında diğer gezegenlerden aksi yönde dönerek bu dönüşünü 224.7 günde tamamlar. y...
Mars Gezegeni
Mars Gezegeni
Kızıl Gezegen Mars Mars, hiç kuşkusuz "Dünya dışı yaşam" açısından en güçlü aday. Mars'ın geçmişte, yaşama ev sahipliği yaptığı görüşü, gezegenin bir zamanlar ılık ve sulak olduğu varsayımına dayanıyor. Volkanik etkinliğin de yüksek düzeyde o...
Jüpiter Gezegeni
Jüpiter Gezegeni
Jüpiter gezegeni; Güneş Sistemi'nin uzaklık olarak beşinci gezegenidir. Kütlece ve çap olarak sistemdeki en büyük gezegendir. Aslında Jüpiter gezegeni Güneş Sistemi'nde bazı özelliklerinden dolayı 'enlerin gezegeni' olarak sınıflandırılabilir:Jüpiter...
Dünya Gezegeni
Dünya Gezegeni
Dünya eski adıyla Arz, 149 milyon km ile güneşe en yakın üçüncü gezegendir. Tek doğal uydusu bulunan dünyanın, çapı 12.756 km’dir. Güneşin etrafındaki dönüşünü 365 gün 5 saat 48 dakika ve 46 saniyede tamamlarken kendi eksenindeki dönüşünü ise 2...
Sirius
Sirius
Sirius, Büyük Köpek Takımyıldızı'nda yer alan bir çift yıldız sistemidir. İlk bakıldığında tek yıldızmış gibi görünmesine rağmen, Sirius-A ve Sirius-B olarak adlandırılan iki adet yıldızdan oluşmaktadır. Türkçe ismi Akyıldız olarak bilinmektedir. Sir...
En Büyük Yıldız
En Büyük Yıldız
Evrendeki en büyük yıldız nedir sorusuna cevap aramadan evvel bu devasa yıldıza kıstas niteliğinde bir cetvel olarak galaksimizdeki Güneşin kullanıldığını bilmek gerekir. Peki Güneşin boyutları, ebatları ve kütlesi nedir? İşte bunu bilim adamları yan...
Plüton Gezegeni
Plüton Gezegeni
Plüton Gezegeni; 13 Mart 1930'da keşfedilen, bugün "cüce gezegen" statüsünde olan Güneş Sistemi'ne dahil bir gezegendir. Güneş Sistemi'nin etrafında dönen en büyük onuncu cisim olması sebebiyle uzun bir süre gezegen olarak değerlendirilmiştir. Burada...
Yıldız İsimleri
Yıldız İsimleri
Yıldız isimleri, ilk olarak M.Ö. 800'lü yıllarda Babil'de çeşitli yıldızların gözlenmesi sonucu keşfedilerek ortaya çıkmıştır. Güneş, Ay ve 8 gezegenden oluşa...
Devamını Oku
Gök Cisimleri
Gök Cisimleri
Gök cisimleri, Uzay boşluğunu kaplayan cisimlere gök cisimleri denir, bulutsu ve dev galaksiler, yıldızlar, küçük meteorlar, kuyruklu yıldızlar ve takım yıldı...
Devamını Oku
Yıldız Kayması
Yıldız Kayması
Yıldız kayması, tarih boyunca adeta mucize olarak görülmüş bir olaydır. Bu gök olayı insanlar tarafından bir yıldızın gökyüzünden kayması ve dünyaya düşmesi o...
Devamını Oku
Neptün Gezegeni
Neptün Gezegeni
Neptün Gezegeni; Güneş Sistemi'nin sekizinci gezegenidir. Plüton'un gezegen statüsünden çıkarılıp cüce gezegen olarak kabul edilmesinden sonra Güneş Sisteminin en uz...
Devamını Oku
Kutup Yıldızı
Kutup Yıldızı
Kutup yıldızı, çok eski çağlardan itibaren insanların yön bulmada kullandığı ve küçükayı takımyıldızı içinde yer alan diğerlerinden en parlak yıldızdır. Aynı...
Devamını Oku
Çoban Yıldızı
Çoban Yıldızı
Halk arasında Çoban Yıldızı olarak bilinen Venüs gezegeni dünyaya en yakın gezegen olarak bilinir. İsmini eski Yunan Güzellik tanrıçası Afrodit'den almıştır. Güneşin...
Devamını Oku
Mars Gezegeni
Mars Gezegeni
Kızıl Gezegen Mars Mars, hiç kuşkusuz "Dünya dışı yaşam" açısından en güçlü aday. Mars'ın geçmişte, yaşama e...
Devamını Oku
Jüpiter Gezegeni
Jüpiter Gezegeni
Jüpiter gezegeni; Güneş Sistemi'nin uzaklık olarak beşinci gezegenidir. Kütlece ve çap olarak sistemdeki en büyük gezegendir. Aslında Jüpiter gezegeni Güneş S...
Devamını Oku
Dünya Gezegeni
Dünya Gezegeni
Dünya eski adıyla Arz, 149 milyon km ile güneşe en yakın üçüncü gezegendir. Tek doğal uydusu bulunan dünyanın, çapı 12.756 km’dir. G...
Devamını Oku
Sirius
Sirius
Sirius, Büyük Köpek Takımyıldızı'nda yer alan bir çift yıldız sistemidir. İlk bakıldığında tek yıldızmış gibi görünmesine rağmen, Sirius-A ve Sirius-B olarak adlandı...
Devamını Oku
En Büyük Yıldız
En Büyük Yıldız
Evrendeki en büyük yıldız nedir sorusuna cevap aramadan evvel bu devasa yıldıza kıstas niteliğinde bir cetvel olarak galaksimizdeki Güneşin kullanıldığını bilmek...
Devamını Oku
Plüton Gezegeni
Plüton Gezegeni
Plüton Gezegeni; 13 Mart 1930'da keşfedilen, bugün "cüce gezegen" statüsünde olan Güneş Sistemi'ne dahil bir gezegendir. Güneş Sistemi'nin etrafında dönen en büyük o...
Devamını Oku
Samanyolu Galaksisi
Samanyolu Galaksisi
Samanyolu Galaksisi; çevre uzantısı ve sınırları boyunca düzensiz, uzayı silik bir ışıkla kuşak misali, bir baştan bir başa saran ve dünyamızdan da özellik...
Devamını Oku
Merkür Gezegeni
Merkür Gezegeni
Merkür bugüne kadar yalnızca bir uzay aracı, tarafından (Mariner 10) ziyaret edilmiştir. Mariner 10 1974 ve 1975 yıllarında Merkür’ ün 3...
Devamını Oku
Uranüs Gezegeni
Uranüs Gezegeni
Uranüs Güneş sisteminin Güneş’ten uzaklık sırasına göre 7. gezegenidir. Çap açısından Jüpiter ve Satürn’den sonra üçüncü, kütle açısı...
Devamını Oku
Gezegenlerin Oluşumu
Gezegenlerin Oluşumu
Güneş Sistemini oluşturan bireyler, bir bulutsunun çocuklarıdır. Ancak bu bulutsu, ilkel evrende olduğu gibi yalnız hidroje...
Devamını Oku
Asteroid
Asteroid
Asteroid, astronomi alanında küçük gezegen, gezegenimsi şeklinde tanımlanan gök cisimlerini oluşturur. Yapılan incelemeler asteroid sayısının yaklaşık 40 bin...
Devamını Oku
Satürn Gezegeni
Satürn Gezegeni
Satürn Güneş sisteminin güneşten uzaklık sırasına göre 6. gezegenidir. Büyüklük açısından Jüpiter’den sonra ikinci sırada gelir. Adını...
Devamını Oku
Kuyruklu Yıldız
Kuyruklu Yıldız
Kuyruklu Yıldız : Halk arasında çamur topu yada kirli kartopu olarak bilinirler. Gerçekte ise güneş sisteminin oluşumu sırasında gezegende yoğunlaşmamış kozmi...
Devamını Oku
Güneş Tutulması
Güneş Tutulması
Güneş tutulması, Kamer'in mahrek hareketi esnasında Dünya ile Güneş ortasına girmesi ve bu nedenle Kamer'in Güneş'i kısmen veya tamamıyla kapatması sonucun...
Devamını Oku

 

Yıldız İsimleri
Gök Cisimleri
Yıldız Kayması
Venüs Gezegeni
Neptün Gezegeni
Kutup Yıldızı
Çoban Yıldızı
Mars Gezegeni
Jüpiter Gezegeni
Dünya Gezegeni
Sirius
En Büyük Yıldız
Plüton Gezegeni
Samanyolu Galaksisi
Merkür Gezegeni
Uranüs Gezegeni
Gezegenlerin Oluşumu
Asteroid
Satürn Gezegeni
Kuyruklu Yıldız
Güneş Tutulması
Ceres
Gezegenler
Popüler İçerik
Samanyolu Galaksisi
Samanyolu Galaksisi
Samanyolu Galaksisi; çevre uzantısı ve sınırları boyunca düzensiz, uzayı silik bir ışıkla kuşak misali, bir baştan bir başa saran ve dünyamızdan da öz...
Merkür Gezegeni
Merkür Gezegeni
Merkür bugüne kadar yalnızca bir uzay aracı, tarafından (Mariner 10) ziyaret edilmiştir. Mariner 10 1974 ve 1975 yıllarında Merkür’ ün 3 kez yakınınd...
Uranüs Gezegeni
Uranüs Gezegeni
Uranüs Güneş sisteminin Güneş’ten uzaklık sırasına göre 7. gezegenidir. Çap açısından Jüpiter ve Satürn’den sonra üçüncü, kütle açısından bu iki ...
Gezegenlerin Oluşumu
Gezegenlerin Oluşumu
Güneş Sistemini oluşturan bireyler, bir bulutsunun çocuklarıdır. Ancak bu bulutsu, ilkel evrende olduğu gibi yalnız hidrojen ve helyumdan olu...
Asteroid
Asteroid
Asteroid, astronomi alanında küçük gezegen, gezegenimsi şeklinde tanımlanan gök cisimlerini oluşturur. Yapılan incelemeler asteroid sayısının yaklaşık...
Satürn Gezegeni
Satürn Gezegeni
Satürn Güneş sisteminin güneşten uzaklık sırasına göre 6. gezegenidir. Büyüklük açısından Jüpiter’den sonra ikinci sırada gelir. Adını Roma tarım ...
Kuyruklu Yıldız
Kuyruklu Yıldız
Kuyruklu Yıldız : Halk arasında çamur topu yada kirli kartopu olarak bilinirler. Gerçekte ise güneş sisteminin oluşumu sırasında gezegende yoğunlaşmam...
Popüler İçerik Son Forum Konuları Yardım Sayfaları Sosyal Medya
Yıldız İsimleri
Gök Cisimleri
Yıldız Kayması
Venüs Gezegeni
Neptün Gezegeni
Uzayda Kaç Gezegen Var
Marsta Hayar Varmı
Gizlilik İlkeleri
Güvenlik İlkeleri
Gezegenler Forumları
Bizimle İletişime Geçin
Site Haritası
Facebook
Twitter
Google+
Pinterest
Instagram
Son Forum Konuları
Uzayda Kaç Gezegen Var
Marsta Hayar Varmı
Yardım Sayfaları
Gizlilik İlkeleri
Güvenlik İlkeleri
Gezegenler Forumları
Bizimle İletişime Geçin
Site Haritası
Sosyal Medya
Facebook
Twitter
Google+
Pinterest
Instagram
Sitede yer alan grafiklerin tüm hakları saklıdır ve buradaki bilgiler sadece bilgilendirme amaçlı olup, kullanımına, uygulanmasına, satın alınmasına, delil gösterilmesine veya tavsiye edilmesine aracılık etmez. Sitemizdeki bilgiler, hiç bir zaman kesin bilgi kaynağı olmayıp, kullanıcılar tarafından eklenmiştir veya yorumlanmıştır. Buradaki bilgiler sitemizin asıl görüşlerini içermeyebileceği gibi hiçbir taahhüt ve tavsiye yerine de geçmez.
Eylül - 2018